
AYRILIK KAVUŞTURUR...
Kadere yazılmışsa ayrılık, ayrılacağız...
Belki bir gurbet kapıp gidecek seni benden belki de bir ecel...
Muaccel duygularla ve fani hissiyatlarla bağlanmayalım yeter.
Bir bâki sohbet kalmalı kelamları dünya semasında eskimeyen,
bin dallı gül olmalı muhabbetimiz ebede değen..
"Ayrılık" mı?
İçi boş kelam gerçek sevene.
Bir bağbozumu olsa da ayrılık, ağaç yardım geleceğini bilir her bahar yapraklarını açtıran kudretten.
Rengini solduran, kokusunu çalan firak azap vermez;
bilir ki kokusu ne kendinden, rengi ne tenden.
Bilir ki ruhu alıp insanı yok etmez tene can veren öyle de muhabbetin rengini ebede kadar soldurur mu kalbe karşılık kalp veren?
Kalemime dokunmuşsa ayrılık ayrılacağız belki mürekkebim donmadan belki de bir asra yakın zaman geçecek aradan.
Zamanın kollarına dolanacak sevdalar,
dostluklar ama dağlar yürüdüğünde,
güneş toplanıp dürüldüğünde
yıldızlar gibi sönmemeli senin sevdan.
Senin sevdan O'nun izniyle mezc olmuş koca nehirler gibi olmalı Huzur-u bakiye akan...
Artık ayrılıkların ardından gidene "Hadi git" denmeyecek,
demeyecek giden de "Hoşçakal"...
Hasan Hüseyin KEMAL
Genç Yaklaşım / Ebedi Yaklaşım Köşesi, Ocak, 2008.